12 Ekim 2013 Cumartesi

KREDİ KARTI ŞAHSİ NAKİT AKIŞINI NASIL MAT ETTİ?


Dün bir haber gördüm, kredi kartlarının ve tüketici kredilerinin kullanımına yeni düzenlemelerin getirilmesi yönünde hamleler yapılıyormuş. Bu haberlere göz gezdirirken, 2012'nin Mayıs ayında yazdığım 2 yazıyı ve bu yazılardaki bazı bölümleri hatırladım, her iki yazı da e-ticaret konusunu merkeze almakla birlikte kredi kartlarının kullanımına ve 2013 içerisinde yaşanabilecek ekonomik gelişmelere değinilmişti, bu yazıya başlamadan önce yazıların linklerini ön bilgi olarak paylaşıyorum.

http://www.ardayanik.com/2012/05/e-ticarette-pasta-bu-kadar-buyuk-mu.html

http://www.ardayanik.com/2012/05/e-ticaret-2012-ikinci-yar-yl-trendleri.html



Aşağıdaki paragraf 9 Mayıs 2012 tarihinde bu blog kapsamında yayınlanan "E-ticaret'te Pasta Bu Kadar Büyük Mü?" başlıklı yazıdan alıntıdır;

Peki bizim ülkemiz neden özellikle e-ticaret alanında yabancı yatırımcıların ilgisini çekiyor? Veya bir diğer soru neden bizde pazar olduğundan daha geniş görünüyor, aslında nedenini bir süredir hepimiz gözden kaçırdık, bizde kredi kartı taksit seçenekleri, nihai tüketici için diğer ülkelerde eşine az rastlanır bir finansal araç sunuyor, tüketici talebini kısmak yerine, ödemelerini uzun vadeye yayarak tüketim alışkanlıklarını değiştirmiyor, bu da ekonomiyi canlı tutuyor, ve talep daralmasının diğer ülkelerde olduğundan daha düşük seviyelerde seyretmesine olanak tanıyor. Aslında oldukça başarılı bir mantık, fakat finansal bilgisi yeterli olmayan bir tüketici kesiminin ellerinde yüksek limitli kredi kartlarının olması ne kadar doğru, tartışmaya açık bir konu. 

Aşağıdaki paragraf 24 Mayıs 2012 tarihinde bu blog kapsamında yayınlanan "E-ticarette 2012 İkinci Yarı Yıl Trendleri" başlıklı yazıdan alıntıdır;


Depremler ve tsunami kaçınılmaz. Özellikle private shopping alanında kapanan girişimlere tanıklık edeceğiz, pazarda şişmiş olan oyuncu sayısı, önümüzdeki 6 ay içerisinde azalmaya başlayacak gibi görünüyor.

Sanırım internetin iyi yanlarından birisi de arkanızda bıraktığınız izlerin zaman içerisinde hem sizin hem de sosyal ağınız tarafından kullanılabiliyor olması, yani boş konuşan ve desteksiz atanlarla, destekli görüşler arasındaki farklar bloglar aleminde kolaylıkla ortaya çıkartılabilir.

Yukarıdaki paragraflardan ilkine yönelik düzenlemelerin yazı yayınlandıktan bir buçuk sene sonra artık gündeme geldiğini görüyoruz, ikinci paragrafa gelince, yaklaşık 3 aylık bir sapmayla, bu tahminlerinde tuttuğunu görmek mümkün, 2012'nin ikinci yarı yılına yönelik yapılan öngörüler, 2013'ün ilk çeyreğinde gerçekleşti, ve adını burada saymayacağım, onlarca e-ticaret firması kepenk kapatmak durumunda kaldı.

Şimdi gelelim bu yazının kapsamına, kredi kartları sayesinde şahsi nakit akışımızı nasıl unuttuğumuza bir göz gezdirelim.

Her birey geliri ne olursa olsun, kendi şahsi nakit akışından sorumludur, formül çok basittir, giderlerimiz gelirlerimizi aştığı anda şahsi bütçemiz açık verir, çevremizdeki ayartanların(burada bahsi geçen bireyler değil, metalardır) sayısı arttıkça, bütçemizin açık verme olasılığı da artar. İşte tam bu aşamada mucizevi bir formül devreye sokulur(!), kredi kartlarıyla uzun vadeli taksitlendirme, bütçemizin verdiği açık bu yolla kamufle edilir, talep ertelenmez.

Yıllar içerisinde aylık gelirimiz arttıkça, kredi kartı limitlerimiz de yükseltilir, yükselen limitler ve taksitlendirme alternatifleri, resmi nakit girişimizle sahip olamayacağımız bir çok metayı elde etmemizi sağlar, bu metaların hepsi de pasif varlıklardır, yani sahip olduğumuzda şahsi nakit akışımıza artı değil, eksi değer katan varlıklardır, aktif varlıklar ise sahip olunduklarında nakit akışımıza az yada çok artı değer katan varlıklardır. Kredi kartlarındaki uzun vadeli taksitlendirme seçenekleri, her geçen gün daha fazla miktarda pasif varlık edinmemiz için bizi teşvik ederler.

Şimdi gelelim bu günkü duruma, kredi kartlarında ve tüketici kredilerinde uzun vadeli taksitlendirmelere yapılacak düzenlemelerin kapsamını bilemiyoruz, asgari ödeme tutarlarının arttırılacağına dair de bilgiler dolanıyor, tüm bu aksiyonlar alınırsa, ekonomide kısa süreli daralma görülebilir, çünkü bu durumda bireysel taleplerin ertelenmesi gerekecektir, asgari ödeme tutarlarının yüzde kırklar seviyesine çekilmesi durumunda bir kaç ay boyunca acı çekeceğimiz de bir gerçek, fakat bir kaç aylık acı, uzun yıllar çekilecek olan acıdan iyidir.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme